top of page

Asrın Felaketinde İnsanlığın Sınavı: Azerbaycan ve Dünyadan Türkiye’ye Uzanan Dayanışma

  • Yazarın fotoğrafı: Aygün Zayidova
    Aygün Zayidova
  • 6 Şub
  • 3 dakikada okunur

Türkiye, 6 Şubat 2023 sabahına yalnızca iki büyük depremle değil, tarihe kazınacak bir acıyla uyandı. Merkez üsleri Kahramanmaraş olan 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki sarsıntılar, 11 ili etkileyerek 15 milyondan fazla insanın hayatını bir anda altüst etti. On binlerce bina yerle bir oldu; AFAD verilerine göre 53.537 insan yaşamını yitirdi, 107.213 kişi yaralandı. Cumhuriyet tarihinin en büyük doğal afetlerinden biri olarak kayda geçen bu felaket, yalnızca Türkiye’yi değil, sınırları aşarak tüm dünyayı yasa boğdu.


O gün yer sarsılırken zaman durdu; şehirler karardı, nice umutlar enkazlar altında kalarak, enkaza döndü. Ancak bu karanlığın içinden yükselen bir başka gerçek vardı: Dayanışma… Depremin hemen ardından dünyanın dört bir yanından ülkeler Türkiye için seferber oldu. Arama kurtarma ekipleri, mühendisler, sismologlar, sağlık personelleri, sahra hastaneleri ve insani yardım malzemeleri, coğrafyalar aşarak deprem bölgelerine ulaştı.


Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığının açıklamalarına göre, felaketin ardından 102 ülke Türkiye’ye yardım teklifinde bulunmuştu; bunlardan 88’i sahada fiilen görev almış. 23 ülke çalışmalarını tamamlayarak ülkeden ayrılırken, toplamda 11 bin 302 yabancı personel yardım organizasyonları kapsamında aktif rol üstlenmişti. Bu tablo, felaket anlarında insanlığın hala ortak bir vicdanda buluşabildiğini gösteriyordu.

 

Deprem Bölgesinde Görev Alan Ülkeler


Asrın en büyük felaketinin yaralarını sarmak için uzanan yardım eli; Azerbaycan’dan Arjantin’e, Japonya’dan ABD’ye, Avrupa’dan Orta Asya’ya kadar geniş bir coğrafyayı kapsamıştı. Azerbaycan, Arnavutluk, Bosna Hersek, Bulgaristan, Irak, Filistin, Karadağ, Kazakistan, Kırgızistan, KKTC, Kosova, Lübnan, Macaristan, Moğolistan, Moldova, Özbekistan, Pakistan, Romanya, Sırbistan, Ukrayna, Almanya, Avustralya, Birleşik Krallık, Fransa, Güney Kore, Japonya ve daha onlarca ülke, arama kurtarma faaliyetlerine doğrudan katılmıştı.

 

Azerbaycan: “Tek Millet, İki Devlet”ten Öte Bir Kardeşlik


Bu büyük küresel dayanışma içinde Azerbaycan’ın yeri bambaşkaydı. O gün bunca büyük enkazın altından kalkamayacağını bilen kocaman Türkiye 4.dereceden yardım çağrısında bulunmuştu. Türkiye’nin yaralarını sarmak için herhangi bir yardım çağrısını beklemeyen; kara sınırları asrın bir diğer büyük felaketi olan COVID-19 pandemisinin başlamasıyla kapanmış olmasına rağmen yardıma ilk koşan ülke, nüfusu ve yüzölçümü Türkiye’den katbekat küçük olan Azerbaycan oldu. Bu hız, iki ülke arasındaki kardeşliğin bir slogan değil, refleks haline gelmiş bir bağ olduğunu bir kez daha gösterdi.


Azerbaycanlı ekipler, 899 personel ve 8 arama kurtarma köpeğiyle Kahramanmaraş’ta günlerce enkaz başında görev yaptı. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığının verilerine göre, depremin ilk gününden 17 Şubat’a kadar Türkiye’ye 15 uçak ve 350 tır insani yardım ulaştırıldı. Devlet kurumları, özel şirketler ve bireysel bağışlarla birlikte yapılan toplam maddi yardım 21 milyon 367 bin manata, yani yaklaşık 236 milyon 667 bin TL’ye ulaştı. Bu yardım kervanına dünyanın dört bir yanından olan Azerbaycanlılar da yetişmeye çalışıyordu.


Bir Araba Dolusu Kardeşlik


Server Beşirli isimli bir Azerbaycan vatandaşı, kendi otomobiline battaniyeler, giysiler ve temel ihtiyaç malzemeleri yükleyerek kilometrelerce yol kat etmesi; karlı, buzlu kış günlerinde Türk kardeşlerimizin yüreğini bir başka ısıtmıştı. Eski bir araçla yapılan bu yolculuk, imkanların değil, niyetin ve kalbin büyüklüğünü gösterdi. O görüntüler, Azerbaycan halkının Türkiye’ye uzanan elinin ne kadar samimi olduğunu tüm dünyaya anlattı.


Emekli Maaşını Bağışlayan Dede


Bir başka sahnede ise, yılların emeğiyle kazandığı emekli maaşını depremzedelere bağışlayan yaşlı bir Azerbaycanlı dede vardı. Kendi geçimini sağladığı sınırlı geliri paylaşması, yardımın maddi boyutunun çok ötesinde, ahlaki ve vicdani bir duruş sergileyerek hafızalara kazındı. Azerbaycan'ın Şeki şehrinde yaşayan 72 yaşındaki Hikmet Musayev emekli maaşını Şubat sonunda alacağı için çareyi komşusundan borç alıp Türkiye adına açılmış vakıfa göndererek gönüllerde yer edinmişti.


Azerbaycan Mahallesi: Kardeşliğin Taşa ve Toprağa Yansıması


Azerbaycan’ın desteği, Kahramanmaraş’ta inşa edilen Azerbaycan Mahallesi ile kalıcı bir iz bıraktı. Açılışı 2025 yılının haziran ayında gerçekleştirilen konutlar, sosyal alanlar ve yaşam merkezlerinden oluşan bu yerleşim alanı, yalnızca barınma ihtiyacını karşılamadı; yeniden ayağa kalkma iradesinin somut bir ifadesi de oldu. Mahallenin açılışı ve konut teslimleri, iki ülke arasındaki dayanışmanın tarihsel bir nişanesi olarak kayda geçti.


Küresel Vicdanın Diğer Yansımaları


Afganistan’dan Arnavutluk’a, Bosna Hersek’ten Bulgaristan’a, Filistin’den Irak’a kadar pek çok ülke, ekipleri ve yardımlarıyla Türkiye’nin yanında yer aldı. Kazakistan’ın geleneksel çadırları, Pakistan’ın sahra hastaneleri, ABD, AB, NATO ve Birleşmiş Milletler’in destekleri, bu felaketi küresel bir dayanışma sınavına dönüştürdü. Dünya Bankası’nın 1,78 milyar dolarlık destek paketi ve BM’nin 25 milyon dolarlık acil fonu, bu ortak vicdanın kurumsal yansımaları oldu.

 

Yokluğun İçinden Uzanan Vicdan: Filistin


O gün, haritada küçük; ama acıda büyük, yürekte ise tarifsiz bir devlet de vardı. Yıllardır kuşatmalarla, yoksunluklarla ve saldırılarla sınanan; kendi imkanları sınırlı olmasına rağmen vicdanından hiç eksiltmeyen Filistin… “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” sözü, Filistin için bir atasözünden öte, bir yaşam ilkesiydi. Türkiye’nin enkaz altında kalan şehirlerine uzanan o el, bütçeden değil, kalpten çıkan bir yardımdı.


Filistin, acil müdahale ve arama kurtarma çalışmalarına destek olmak üzere Türkiye’ye 35 kişilik bir ekip gönderdi. Bu ekip, Malatya’da enkaz başında görev aldı. Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre, işgal altındaki Batı Şeria’daki camilerde cuma namazı sonrasında Türkiye ve Suriye’deki depremzedeler için toplanan yardımlar yaklaşık 1 milyon dolara ulaştı. Bununla birlikte Filistin, 15 ton insani yardım malzemesi ve 22 bin uyku tulumu göndererek, yokluğun içinden doğan dayanışmanın en çarpıcı örneklerinden birini sergiledi.

6 Şubat depremleri, Türkiye için tarifsiz bir yıkım; insanlık için ise vicdanını hatırladığı bir sınav oldu. Devletlerin, kurumların ve bireylerin ortaya koyduğu bu dayanışma, karanlığın içinden bir umut ışığı yaktı.



Yorumlar


Siyasal İletişim ve Marka Akademisi

bottom of page