Son 24 Saat (2 Mart 2026)
- Siyasi Marka

- 11 saat önce
- 5 dakikada okunur

İran Saldırısı Savaş Yetkisi Tartışmasını Yeniden Alevlendirdi: Anayasa mı, Başkan mı?
ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonu, Kongre'nin savaş ilan etme yetkisini fiilen kullanıp kullanamayacağına dair onlarca yıllık anayasal tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. Anayasa'nın savaş ilan etme yetkisini açıkça Kongre'ye vermesine karşın bu yetki, II. Dünya Savaşı'ndan bu yana fiilen hiç kullanılmadı; başkanlar "ordu komutanı" sıfatlarına dayanarak Kongre'nin onayı olmaksızın askeri operasyon başlattı. 1973'te kabul edilen Savaş Yetkileri Yasası bu dengesizliği gidermeye çalıştı; ancak hiçbir başkan bu yasayı gerçek anlamda bağlayıcı saymadı. Senatör Tim Kaine ile Rand Paul'un ortak kaleme aldığı ve Temsilci Ro Khanna ile Thomas Massie'nin Meclis versiyonunu hazırladığı çözüm önerileri, 4 Mart'ta oylamaya sunulabilir; ancak Trump'ın olası veto tehdidi ve Cumhuriyetçi çoğunluk göz önüne alındığında geçme ihtimali son derece düşük.
Bir ayrıntı dikkat çekici. Trump yönetimi, Haziran 2025'teki İran nükleer tesisi bombardımanı da dahil olmak üzere önceki hassas askeri operasyonlarda "Gang of Eight" olarak bilinen sekiz kilit kongre üyesini önceden bilgilendirmemişti. Ancak 28 Şubat saldırısından önce bu geleneğe uyuldu ve Dışişleri Bakanı Rubio ilgili üyelerle görüştü. Mevcut tabloda savaş yetkisini sınırlamaya çalışan kararda çoğunluk sağlanması mümkün görünmüyor; zira veto aşılabilmesi için gereken üçte iki çoğunluğa tarihte hiçbir savaş yetkileri kararında ulaşılamamış.
Çin Dışişleri: "Saldırıları Kınıyoruz, Ama Müdahil Olmayacağız"
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, 2 Mart basın toplantısında ABD-İsrail operasyonunu BM Şartı'nı ihlal eden "egemenlik saldırısı" olarak nitelendirerek sert biçimde kınadı ve tüm tarafları derhal ateşkese çağırdı. Sözcü, Hürmüz Boğazı'ndaki fiili ablukadan ciddi endişe duyduklarını belirterek Çin'in İran'dan büyük miktarda petrol ithal ettiğini hatırlattı; operasyon başladığında Pekin'in önceden bilgilendirilmediğini de teyit etti. Öte yandan İran'ın Çin'den CM-302 süpersonik füze satın almak üzere anlaşmaya yakın olduğuna ilişkin iddiaları ise kesinlikle reddetti.
Toplantıda öne çıkan bir diğer kritik başlık ise siber güvenlik: ABD Savunma Bakanlığı'nın yapay zeka destekli araçlarla Çin'in elektrik şebekeleri ve kritik altyapısını hedef alan otomatik keşif çalışmaları yürüttüğüne dair raporlara Pekin'in sert tepki göstermesi dikkat çekti. Sözcü, ABD'yi siber uzayın "en büyük istikrarsızlaştırıcı unsuru" olarak nitelendirirken 3.000'den fazla Çinli vatandaşın İran'dan tahliye edildiğini de açıkladı.
Kanada Gözünden İran Savaşı: Orta Doğu'da Mahsur Kalanlar, Diasporada Bölünmüş Sesler
Kanada'nın Global National yayınından derlenen bir haber, İran krizini Kanada perspektifinden ele alıyor. Operasyonun ikinci gününde ABD ve İsrail'in saldırıları Tahran'ın merkezine yoğunlaşırken İran'ın Körfez ülkelerine yönelik misillemeleri Dubai Uluslararası Havalimanı'na hasar verdi ve bölgede mahsur kalan Kanadalı turistlerin sayısı artmaya başladı; Katar'da uçağı inenler arasında Queen's Üniversitesi öğrencileri de bulunuyor. Kanada Başbakanı Carney Hindistan ziyaretinde ticaret görüşmelerine odaklanırken İran saldırılarını kınadı; ancak Hamaney'in öldürülmesi konusunda Liberal hükümet dikkat çekici bir sessizlik içinde kaldı ve parti içinden bazı isimler operasyonu "yasadışı" olarak nitelendirdi.
200 binden fazla İranlı-Kanadalı'nın yaşadığı Kanada'da tablo derin biçimde ikiye bölünmüş: Toronto ve Halifax'tan yükselen kutlama sesleri, rejim değişikliğine ve demokratik bir geçişe duyulan umutları yansıtıyor; öte yandan bir kesim dış müdahalenin İran egemenliğine zarar verdiğini ve sivil kayıpların kabul edilemez olduğunu vurgularken demokratik geçişin dış müdahalesiz gerçekleşmesini talep ediyor. İsrail'in Kanada büyükelçisi ise operasyonun amacını "İran'ın varoluşsal tehditlerini ortadan kaldırmak" olarak özetledi.
Çatışma Yayılıyor: Hizbullah Devrede, Petrol Fiyatları Fırladı, İngiltere Savaşa Ortak Oldu
Operasyonun üçüncü gününe girilirken çatışma yeni bir boyut kazandı: Hizbullah, Hamaney'in öldürülmesine misilleme olarak Lübnan'dan İsrail'in kuzeyine roket ve drone saldırısı düzenledi; İsrail ise Beyrut'un Dahiye semti başta olmak üzere Lübnan genelinde hava saldırılarıyla karşılık verdi. Ekonomik cephede ise Brent ham petrolü yüzde 9, WTI yüzde 7 yükseldi; Hürmüz Boğazı çevresinde 200'den fazla tanker ve gemi demirleme yaparken sigortacılar prim artışına gitti. Kuveyt, üç ABD savaş uçağının ülke topraklarına düştüğünü doğrularken Kuveyt Hava Savunması'nın uçakları düşürdüğüne ilişkin haberler de gündemdeki yerini aldı; pilotların tamamının sağ kurtulduğu bildirildi.
Diplomatik tabloda İngiltere, İran'ın bölge genelindeki saldırılarını gerekçe göstererek ABD'ye Diego Garcia ve RAF Fairford üslerini açtı; Başbakan Starmer operasyonun "savunma amaçlı ve sınırlı" olduğunu vurguladı. Ekonomist Mohamed El-Erian, yaşanan çalkantının yalnızca Hürmüz'ün fiziksel kapanmasından değil, sigorta, deniz taşımacılığı ve havacılık gibi alanlarda hâlihazırda hissedilen lojistik sürtünmeden kaynaklandığının altını çizdi.
Savaşın Üçüncü Günü: Hürmüz Kapalı, Piyasalar Çalkantıda
Çatışma hızla genişliyor: Hizbullah, Lübnan'dan İsrail'e roket ve drone saldırısı düzenlerken İsrail Beyrut dahil Lübnan genelinde ve Tahran'da yeni hava saldırıları gerçekleştirdi. Lübnan Başbakanı Salam, güneyden yapılan roket atışlarını "sorumsuz ve şüpheli" olarak nitelendirdi; Uman Dışişleri Bakanı ise "diplomasi kapısının hâlâ açık olduğunu" vurgulayarak müzakereye dönüş çağrısını sürdürdü. Trump operasyonun "dört hafta veya daha az süreceğini" öngörürken İngiltere, ABD'nin İngiliz üslerini "sınırlı ve savunma amaçlı" operasyonlar için kullanmasına onay verdi.
Ekonomi cephesinde Maersk, Hürmüz Boğazı geçişlerini askıya alarak gemilerini Afrika'nın güneyinden dolaştırmaya başladı. OPEC+ ise artan gerilim ortamında piyasaları yatıştırmak amacıyla Nisan ayı için günlük 206.000 varillik üretim artışı kararı aldı; Suudi Arabistan, Rusya ve BAE'nin de dahil olduğu bu karar, 2023'ten bu yana sürdürülen gönüllü kısıntıların kademeli geri alımının parçası.
Dördüncü Gün: ABD Vatandaşlarına Bölgeden Çıkın Çağrısı, Lübnan Hizbullah'ı Yasakladı
Çatışmanın dördüncü gününe girilirken ABD Dışişleri Bakanlığı, Körfez'den Yemen'e 14'ten fazla Orta Doğu ülkesindeki vatandaşlarına derhal bölgeden ayrılma çağrısında bulundu; Dubai ve Abu Dhabi dahil dünyanın en işlek havalimanları kapanmış durumda, yüz binlerce yolcu mahsur kaldı. ABD'nin İran'a yönelik saldırıları 1.250 hedefi aştı, hayatını kaybeden Amerikalı asker sayısı 6'ya yükseldi. Öte yandan İran'ın 168 kişiyi öldürdüğünü iddia ettiği kız okulu saldırısı gündemdeki ağırlığını korurken Rubio "ABD okulları kasıtlı olarak hedef almaz" dedi; Pentagon ise soruşturma başlattı. Hürmüz Boğazı'nın durumu tartışmalı olmaya devam ediyor: Devrim Muhafızları boğazın kapalı olduğunu ve geçmeye çalışan gemileri vuracaklarını açıklarken ABD Merkez Komutanlığı boğazın açık olduğunu savundu.
Diplomaside kritik bir gelişme öne çıktı: Lübnan hükümeti, ülke tarihinde benzeri görülmemiş bir adımla Hizbullah'ın tüm askeri ve güvenlik faaliyetlerini yasaklayarak silah bırakmasını talep etti; ancak Hizbullah bu kararı reddetti. İngiltere Başbakanı Starmer, İngiliz üslerinin yalnızca "savunma amaçlı" kullanılacağını vurgulayarak "gökyüzünden rejim değişikliğine inanmadıklarını" açıkladı. Üst Demokrat senatör Warner ise Trump yönetiminin İran'a saldırmadan önce ABD'ye yönelik somut bir tehdidin var olmadığını belirtti.
Hindistan Perspektifinden Savaşın Dördüncü Günü: 555 Ölü, Piyasalar Çöküşte, Milyonlarca Göçmen Mahsur
The Hindu'nun canlı bloguna göre çatışma dördüncü günde de yoğunlaşarak sürdü: İran Kızılayı İran'da hayatını kaybedenlerin sayısının 555'e ulaştığını, 131 şehrin saldırıya uğradığını açıklarken İsrail İran devlet yayıncısı IRIB binasını "imha ettiğini" duyurdu. Kritik bir siyasi gelişme olarak Pentagon'un Kongre'ye yapılan brifingde İran'ın ABD'ye önce saldırı planladığına dair herhangi bir istihbarat bulunmadığını kabul ettiği öğrenildi; bu durum Rubio'nun "önleyici saldırı" açıklamasıyla doğrudan çelişiyor. Öte yandan İspanya, ortak kullandığı ABD üslerinin İran saldırıları için kullanılmasına izin vermeyeceğini açıkladı ve 15 Amerikan uçağı Rota ile Moron üslerinden ayrıldı.
Haberin Hindistan boyutu özellikle öne çıkıyor: Körfez'de mahsur kalan Hintli vatandaşlar için başbakan Modi Kabine Güvenlik Komitesi toplantısı düzenlerken Umman açıklarında bir Hint denizcinin hayatını kaybetmesiyle ilk Hint kaybı tescil edildi. Hürmüz'ün fiilen kapanması ve deniz yolu yeniden güzergahlamaları Hindistan'ın yenilebilir yağ ve gübre ithalatını tehdit ederken Bombay borsası yüzde 3'ü aşan kayıpla, Nifty endeksi ise yüzde 2 düşüşle açıldı. Keşmir'de Hizbullah protestoları nedeniyle sokağa çıkma yasakları uygulanırken Pakistan'ın kuzeyindeki Gilgit-Baltistan bölgesine de ordu sevk edildi.
CIA İstihbaratı Hamaney'i Nasıl Hedef Aldı & İran Cenaze Töreninde Misilleme Yemini
CBS News'ün 1 Mart canlı bloguna göre saldırının ikinci gününde kritik bir istihbarat detayı gün yüzüne çıktı: CIA, Hamaney'in hareketlerini aylarca takip etmiş; yetkilinin Cumartesi sabahı Tahran'daki bir buluşmaya katılacağını öğrenince İsrail'e bilgi ileterek saldırı takvimini hızlandırmıştır. Trump, 48 İranlı liderin öldürüldüğünü, 9 savaş gemisinin batırıldığını açıkladı ve operasyonun "dört hafta veya daha az" süreceğini belirtti. Öte yandan Suudi Arabistan'ın Ras Tanura rafinerisi İran insansız hava araçlarıyla hedef alınarak geçici olarak kapatılırken Pakistan'da Karaçi ve Gilgit-Baltistan'da ABD Konsolosluğu ve BM ofislerine yönelik protestolarda en az 22 kişi hayatını kaybetti.
Diplomatik cephede Umman Dışişleri Bakanı Albusaidi, saldırılar başlamadan yalnızca bir gün önce Cenevre müzakerelerinde "olağanüstü bir anlaşmaya çok yaklaşıldığını" belirtmişti; savaşın bu gelişmeyi fiilen durdurduğunu duyurarak "diplomasi kapısının hâlâ açık" olduğunu vurguladı. İsrailli sürgündeki prens Reza Pahlavi, İranlıları kendi etrafında birleşmeye çağırırken Demokrat Senatör Warner, ABD'nin saldırıya ilişkin kapalı brifingde İran'dan önceden bir tehdit olmadığını teyit etti.



Yorumlar