Dört Bölge–Dört Deniz Projesi

Bu makale Politika & Retorik Dergisi'nde yayımlanmıştır. Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak makalenin PDF versiyonunu indirebilirsiniz.

Ülkemiz yıllardır Bölgesel Kalkınma konusunda ilerleme sağlayamamış, başta finansman kaynağı yetersizliği olması yanında, dengeli kalkınma planlarının etkin bir şekilde uygulanmaması sebebiyle 81 ilimizden 50’si hala Kalkınmada Öncelikli Yöre-K.Ö.Y. kapsamındadır. Evet bu şehirlerimize “İL” desek de, ironik olarak hala K.Ö.Y. durumundadırlar.
Kalkınmamış illerin bazı bölücü çevreler tarafından istismar edilerek, sadece Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde olduğu iddiasının tersine; Trakya, Ege, Orta Anadolu ve Karadeniz Bölgesindeki illerimiz büyük çoğunluğunu oluşturmaktadır.
Yine plansız ve dengesiz gelişmenin sonucu olarak sanayileşmemiz de bazı bölgelerde aşırı yoğunlaşmış, bu durum plansız şehirleşme ve bu bölgelerde aşırı nüfus yoğunlaşmasının yol açtığı ekonomik ve sosyal sorunları daha da büyütmüştür.
Üretim ve Yatırımların belirli bölgelere, özellikle de Marmara’ya yığılmasının yol açtığı aşırı nüfusun sebep olduğu işsizlik, eğitim, konut, çevre ve sosyal sorunların çözülmesi yanında, bölgesel gelişme farklılıklarını da ortadan kaldıracak, yeni Sanayi ve Ticaret Koridorları kapsamında sanayiyi bütün yurt sathına dengeli bir şekilde yayacak ve böylece yıllardır bir türlü kalkınamayan yörelerimize de gelişmenin yolunu açacak, denizlerimizi ve limanlarımızı da merkeze alarak Dört Bölge-Dört Deniz Projesi Zafer Partisi tarafından tasarlanmıştır.
Projemizin temel amacı 3 tarafı 4 denizle çevrili ülkemizin bu avantajını kullanarak, Anadolu’da 4 yeni geniş Sanayi Bölgesi ve Ticaret Koridoru oluşturarak, dış ticaretimize de katkıda bulunarak kalkınmayı bütün yurt sathına dengeli bir şekilde yaymak ve kısa sürede sonuç almaktır.
I. BÖLGE’de; Zonguldak ve Samsun limanı odak olmak üzere, Bursa, Ankara, Kırıkkale, Karabük, Çorum, Çankırı ve Bartın kapsanmakta ve Metal ve Ferro Krom ürünler olmak üzere sanayinin ihtiyaç duyduğu mamullerin üretildiği, ayrıca savunma sanayi ve yarı iletkenlerin üretimi ile bölgenin doğal potansiyeli dikkate alınarak; Ormancılık ve Mobilya sanayinin yer aldığı sektörel yatırım, üretim ve ihracat merkezi olarak planlanmıştır.
II. BÖLGE: Tarım ve Orta Ölçekli Sanayiler, Hayvancılık ve Hayvancılığa Bağlı Sanayiler Koridoru olarak da Trabzon ve Rize limanları merkez olmak üzere, Ordu, Giresun, Erzincan, Ardahan ve Van’a kadar uzanan Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgesi birlikte hedeflenmiştir.
Bu kapsamda ayrıca Erzurum hava ulaştırma merkezi olarak Orta Asya ve Kafkasya’ya, Rusya ve Ukrayna pazarlarına açılan kapı olarak tasarlanmış ve bir başka yeni projemiz olan Türk Devletleri Ekonomik Birliğinin başlangıç uygulamasına katkıda bulunması da öngörülmüştür.
III. BÖLGE: Mersin ve İskenderun ana liman olmak üzere, Konya ve Kayseri’yi içine alan, Adana, Hatay ve Mardin’e kadar uzanan GAP Bölgesini de kapsayacak ve Tarım ile Orta Ölçekli Sanayi bölgesi olacak ve tarım Sanayi Entegrasyonuna da katkıda bulunacaktır.
IV. BÖLGE: İzmir liman olmak üzere, Afyon, Balıkesir ve Denizli’yi kapsamaktadır. Bu bölge orta ölçekli sanayi, ağır sanayi ve ileri teknolojiye dayalı sanayi sektörleri ile maden ve tarıma dayalı sektörleri barındırması yönünde planlanmıştır.
Projemizde Tarım, Sanayi, İleri Teknoloji ve Ulaştırma (Lojistik) Sektörleri birlikte ele alınmış ve bu alanlarda büyük bir atılım sağlanması hedeflemiştir.
Bu çerçevede bu hedefimizin destekleyicisi olarak Entegre Demiryolu Ulaştırma Projemiz ile de; bu bölgeler öncelikli olmak üzere, bütün yurt sathında yük ve yolcu taşımacılığında en ucuz ve en hızlı sistemin 10 yıl içinde kurulmasını hedeflemekteyiz.
Karayollarına göre daha az maliyetlere sahip Demiryolu Taşımacılığına ağırlık verilmesi ile her il ve her sanayi alanında birer lojistik toplanma merkezi tasarlanmıştır.
Bölgesel Kalkınma Planımız ve 4 Bölge-4 Deniz Projesi kapsamında; İlk 5 yıl içinde 1.500 km yeni ve gerçek anlamda hızlı demiryolu inşa edilecek şekilde Kuzey, Orta ve Güney akslar olarak tasarlanmıştır.
Bu çerçevede uluslararası taşımacılığın ana merkezleri olarak planlanan Zonguldak, Samsun, Trabzon ve Rize limanlarına bağlanacak demiryolu ile bölgedeki sanayi merkezlerine ve illere bağlanarak gerek yük gerekse yolcu taşımacılığına en uygun çözüm olacaktır.
Ülkemizin güneyinde oluşacak ana demiryolu taşımacılık sisteminin denizyolları bağlantıları Mersin ve İskenderun limanları üzerinden gerçekleştirilecek, Orta kesimin deniz taşımacılığı için ise İzmir ve Aliağa limanlarına ve orta hat İzmir-Afyon güzergahı ile Ankara’ya ve oradan da Kayseri’ye bağlanacak.
Önemli merkezi havaalanları genişletilerek uluslararası uçuşlara daha fazla ağırlık verilecek, Doğu Anadolu’da Erzurum ve Van, Güney’de Diyarbakır ve Mardin, Karadeniz Bölgesinde Trabzon, Samsun Havaalanları genişletilecek, kapasiteleri büyütülecek ve bu alanlara hızlı demiryolu bağlantıları yapılacaktır.
Dört Bölge-Dört Deniz projesinin çıkışının kaynağı olan sanayileşmenin Marmara Bölgesinde ve özellikle İstanbul’da yoğunlaşmasının, bölgesel dengesizliklerin giderilmesi ile stratejik ve ekonomik gerekçeleri doğrultusunda destekleyici olarak uygulayacağımız İstanbul 3.0 Projemiz ile de; Türkiye nüfusunun önemli bir kısmının yaşadığı, ekonomi, finansman ve kültür merkezi haline gelen İstanbul, olası büyük bir depremde yüz binlerce insanımızın kaybı yanında, Ülke ekonomisinin de büyük bir yıkıma uğraması ve sosyal patlamalar açısından büyük bir risk taşımasının yol açacağı sorunlar giderilecektir.
20 milyona yaklaşan nüfusun küçük bir coğrafyada yoğunlaşması çok boyutlu bir milli güvenlik riskidir; Şehrin işleyişine yönelik bir saldırının büyük ekonomik çöküş yanında, her alanda ülkeyi kilitleyebileceği ihtimali kuvvetle muhtemeldir. Birinci öncelik İstanbul’un depreme ve olağanüstü durumlara en kısa sürede hazır hale getirilmesidir.
Sadece kentsel dönüşüm, kaosu görece daha güvenli konutlarda sürdürmekten öte sonuç vermeyecek ve yeterli olmayacaktır. Bu sebeple köklü çözüm; Dört Bölge-Dört Deniz Projemizle tersine göçü sağlayıp, 10 yıl içinde İstanbul nüfusunun 10 milyona indirilmesi ve Sanayi İşletmelerinin Türkiye’nin projemizde yer alan bölgelere ve illere yayılmasıdır.
İstanbul bu projeler sonunda kültür, turizm ve başta yazılım ve donanım faaliyetleri olmak üzere, şehirde yer alan köklü üniversitelerin de katkılarıyla elektronik, ilaç ve genetik, tıbbi cihazlar, sağlık ve tedavi merkezleri, Yapay Zekâ ileri vb. teknolojilerinin Ar-Ge merkezi haline getirilerek Bilim, Kültür ve Sanat Merkezi niteliğiyle müstesna yerini korumaya devam edecektir.
Sonuç olarak: Dört Bölge-Dört Deniz Ana Projemiz ile tamamlayıcı Entegre Demiryolu Ulaştırma ve İstanbul 3.0 Projelerimiz; ülkemizde bugüne kadar bilinen en büyük bölgesel proje olan Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP)’dan, hem kapsadığı il ve bölge açısından, hem de toplam tutar açısından çok daha büyük olacaktır.
GAP Projesi sadece bir bölge ve 9 il ve tarım, sulama ile enerji sektörleriyle sınırlı kalmışken; Söz konusu Projelerimiz, toplam 40 ilimizi kapsamasıyla, bütün bölgelerimizin ve illerimizin coğrafik özelliklerinden ve doğal potansiyellerinden azami ölçüde yararlanılmasıyla, büyük bir entegre sanayileşme hamlesi niteliği ile milli ekonomimize çok daha yüksek tutarda katkıda bulunacak, kalkınma ve refah seviyemizin hızla yükselmesine yol açacaktır.



Yorumlar